Please use this identifier to cite or link to this item: http://hdl.handle.net/20.500.12602/229805
Title: Otojen Ve Reaktif Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastalarında Nesne İlişkileri, Savunma Düzenekleri, Mizaç/Karakter Özelliklerinin Karşılaştırılması
Other Titles: The Comparison Of Object Relations, Defense Mechanisms, Temperament/Character Properties İn Autojen And Reactive Obsessive Compulsive Disorders
Authors: Refika Yamanel 
Keywords: Psikiyatri;Psychiatry
Issue Date: Jun-2018
Publisher: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Abstract: 
OKB, etiyoloji, belirti yapısı, klinik ve tedaviye yanıt gibi özellikler açısından oldukça heterojen yapıda bir hastalıktır. Şu ana kadar OKB‟ nin etyolojik, klinik, nörobiyolojik temellerini anlamaya yönelik yapılan çalışmalardan bazı çelişkili sonuçlar elde edilmiş olup heterojen bir doğaya sahip bu hastalığın, homojen özellikli alt tiplerini belirlemeye yönelik çalışmalar giderek artmaktadır. Hastalığın belirti yapısını tanımlayan çalışma ve sınıflandırmalar başlangıçta kompülsiyonlara dayanılarak yapılmış, fakat yakın zamanda, Lee ve Kwon obsesyonları bilişsel süreçleri temel alarak otojen obsesyonlar ve reaktif obsesyonlar olarak iki alt gruba ayırmayı önermiştir. Hastalıkla ilgili psikanalitik literatürde tam bir alt grup ayrımı olmadığı daha çok obsesif ve kompulsif bireyler olarak geçtiği görülmektedir. Bu çalışmada, otojen ve reaktif OKB alt grupları arasında benlik işlevleri açısından; nesne ilişkileri, gerçeği değerlendirme, savunma düzenekleri, karakter ve mizaç özellikleri açısından fark olup olmadığını incelemek için otojen OKB grubundaki hastaların reaktif gruptaki hastalara kıyasla daha az işlevsel, immatür başa çıkma düzenekleri olabileceği hipotezi kurulmuştur. Bu amaçla, 34 reaktif ve 35 otojen grubunda olmak üzere toplam 69 adet OKB hastası çalışmaya alınmıştır. Hastalara, yazarlar tarafından oluşturulmuş sosyodemografik veri formu, YBOCS, BDE, BORRTI, SBT-40 ve TCI uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda çalışmamızda iki grup arasında; sosyodemografik ve klinik verilerde cinsiyet dışında anlamlı fark saptanmamıştır. Nesne ilişkileri ve gerceği değerlendirmesini ölçmek için BORRTI kullanılmıştır. Reaktif grupta otojen gruba kıyasla "Benmerkezcilik" ve "Güvensiz bağlanma" yüksek bulunmuştur. İki grup arasında savunma seviyeleri açısından fark olmamakla birlikte yansıtma, bölme, inkâr ve disosiyasyon savunma düzenekleri açısından fark olduğu bulunmuştur. Reaktif gruptaki hastalar, otojen grubundaki hastalardan anlamlı olarak daha fazla yansıtma ve bölme savunma biçimini kullanmaktadırlar. Otojen gruptaki hastalar ise reaktif grubundaki hastalardan anlamlı olarak daha fazla inkâr ve disosiyasyon savunma biçimini kullanmaktadırlar. TCI alt ölçekleri açısından iki grup karşılaştırıldığında otojen OKB grubunda "Yenilik arayışı 1" alt ölçeği yüksek bulunurken, reaktif grupta "Sebat etme" alt ölçeği sınırda bir anlamlılık göstermektedir. Bu araştırmanın çeşitli kısıtlılıkları mevcuttur. Gruplarımız arasındaki cinsiyet farkı, 2. Eksen tanılarının dışlanmış olması, kullanılan ölçeklerin özbildirim şeklinde olması sonuçları etkileyebilecek kısıtlılıklar olarak görülmektedir. Örneklemizin küçük bir grubu oluşturması, toplam vaka sayısının az olması da çalışmanın kısıtlılıklarındandır. Bu alanda örneklem sayısı arttırılarak yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: otojen, reaktif, OKB, BORRTI, savunma düzenekleri, karakter, mizaç

OCD is a heterogeneous disease in terms of its etiology, symptom structure, clinical and treatment response characteristics. Until now, some conflicting results have been obtained from studies on the etiological, clinical and neurobiological basis of OCD and studies have been increasingly carried out to determine homogeneous subtypes of this heterogenous disease. Studies and classifications describing the symptomatic structure of the disease were initially based on compulsions but recently, based on cognitive processes, Lee and Kwon suggested that obsessions should be separated into two subgroups as autogenous obsessions and reactive obsession. It seems that the psychoanalytic literature on the disease is not a complete subgroup distinction but rather as examples of obsessive and compulsive individuals. In order to see whether there is a difference between autogenous and reactive OCD subgroups in terms of self-functioning, object relations, truth evaluation, defense mechanisms, character and temperament traits; it was hypothesized in this study that patients with autogenous OCD patients may have less functional, immature coping mechanisms compared to patients in the reactive group. For this purpose, a total of 69 OCD patients, 34 reactive and 35 autogenous group, were included in the study. The sociodemographic data form, YBOCS, BDI, BORRTI, DSQ-40 and TCI, which were created by the authors, were applied to the patients. As a result of the analysis of the data, we found that between the two groups; no significant difference, except gender, was found in sociodemographic and clinical data. BORRTI was used to measure object relations and truth evaluation. In the reactive group, "Egocentrism " and "Insecure attachment" were found to be higher than the autogenous group. There was no difference in terms of defense levels between the two groups, but it was found that there were differences in projection, splitting, denial and dissociation defense mechanisms. Patients in the reactive group are significantly more likely to have projecting and splitting defenses than patients in the autogenous group. Patients in the autogenous group use significantly more denial and dissociation defenses than patients in the reactive group. When comparing the two groups in terms of TCI subscales, "Novelty Seeking 1" subscale was found high in autogenous OCD group, while " Persistence " subscale was scarcely significant in the reactive group. This research has several limitations. The gender difference between the groups, exclusion of the Axis II diagnoses and using scales of self-reporting are seen as limitations. Our sample forming a small group and number of cases being low are limitations of the study. In this field, there is a need of future studies having larger number of patients. Keywords: autogenous, reactive, OCD, BORRTI, defense mechanisms, character, temperament
URI: http://hdl.handle.net/20.500.12602/229805
Appears in Collections:Sağlık Bilimleri Enstitüsü

Files in This Item:
File Description SizeFormat
Dr. Refika YALMANEL Tıpta Uzmanlık Tezi.pdf9.71 MBAdobe PDFView/Open


This item is protected by original copyright

Show full item record

CORE Recommender

Google ScholarTM

Check


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.